Buzdolabını Düzenlemenin İncelikleri
Buzdolabını Düzenlemenin İncelikleri
![]() |
![]() |
Bu çok dizayn ve orijinal vazo el işi. Ağızla üflenmiş cam vazonun her birtanesi kendine özgü. Iç dekorasyon için ideal, hem salon dekorasyon, hem oda dekorasyon, hem bahçe dekorasyonunda kullanılabilir bu dizayn vazo. Siyah rengiyle çok şık ve modern bir aksesuar olarak her eve uyar. Ister kendinize, ister hediye, bu vazoya bayılacaksınız !

Fiyat : 19.95 euro Atylia’da
Dizayn vazo ürün özellikleri :
Tasarım : Britt Bonnesen
Marka : Normann Copenhaggen
Madde : Ağızla üflenmiş cam
Renk : Siyah
Ölçüler : 20 santimetre yükseklik
Evinizin içerisinde her eşyaya belli bir anlam yüklemiş olabilirsiniz. Ancak bir merdiveni inip çıkmak ya da bir TV’yi sadece televizyon masası üzerinde kullanmak zorunda değilsiniz. Biraz yaratıcı olmanın kime zararı var…
Daralan alanlar, değişen zevkler, farklılık arayışları genç tasarımcıları da zihinlerini çalıştırmaya zorluyor. Kullanılan her alanı farklı şekilde kullanmak üzerine odaklanan tasarımcılar bir yandan şık ve eğlenceli bir yandan da kullanışlı tasarım arayışına girdiler.
Su içinde film keyfi…

Küvetin içinde hem sıcak suyun keyfini çıkarıp hem de sevdiğiniz bir filmi izlemek kulağa nasıl geliyor? Saturn’ün banyo ürünü su sesini azaltıcı özelliğe de sahip.
Bir bavulun içinden yükselen iPod sesi…

Bir bavul görünümünün üzerine iPod içerisindeni müzikleri yüksek sesle dinleme ve kayetme imkanı veren ürün mikrofon ve kaliteli ses sistemiyle ev partileri için ideal.
Bir ceket ve güç sembolü bir koltuk…

Geleneksel erkek giyimiyden esinlenen genç tasarımcılar rengi ve güçlü duruşuyla özellikle ofislerde kullanılabilecek bir oturma grubu da yaratmayı başardılar.
Merdivenaltı kitaplık…

Bir merdivenin boş alanlarını değerlendirme fikrinden yola çıkan ürün, yüzlerce kitabı yer kaplamadan muhafaza etmeyi de mümkün kılıyor.
Dere yatağından banyo lavabosuna…

Lavabonuzun gideri konusunda sıkıntı yaşıyorsanız tasarımcıların bir dere yatağı ve döküldüğü denizden esinlendiği bu lavabo sizin kurtarıcınız olabilir.
1. Salonumuzda iki değişik bölüm yaratalım:
Nasılmı? Sevdiğimiz, neşeli bir renk seçelim ve sonra da ince, şeffaf dokulu kumaşı tavandan asarak salonumuzu iki ayrı bölçme ayıralım. Bunun için canlı renkler seviyorsanız açık mavi ya da yeşil, pastel renklerden hoşlanıyorsanız vizon ve bejin tonlarını kullanabilirsiniz.
2. Salonda televizyonum görünmesin diyenlerdenseniz:
Televizyonunuzun içinde bulunduğu standart bir televizyon dolabının içine asacağınız rulo şeklindeki hasır perde, hem sıcak bir hava yaratacak hem de sinema salonlarındaki perdeyi bize hatırlatacaktır.
3. Dolaplarda düzenli bir görüntü segileyelim:
Özellikle kapaksız dolap sistemlerinde dağınık bir görüntüden kurtulmak için odanızın renklerine uyan renklerde kutular alarak eşyalarınızı saklayabilir ve homojen bir görüntü elde edebilirsiniz.
4. Mutfak dolaplarında farklılık yaratalım:
Açık mutfak raflarınızda bulunan ve görünmesini istemediğiniz konserve kutuları ve diğer erzaklarınızın bulunduğu rafları neşeli kumaşlardan yaptırdığınız perde sistemiyle kapatabilir, kitap ve objelerinizin bulunduğu rafları açıkta bırakabilirsiniz.
5. Standart dolapları kendi tarzımıza göre tasarlayalım:
Metal standart raf sisteminden oluşan dolapların iki kenar bölümüne tutturacağımız kumaş perde ile dolabı ofis görüntüsünden çıkararak daha feminen bir görüntü elde edebiliriz.
“O kadar çok ev değiştirdim ki, sayısını unuttum,” diye gülerek söze başlıyor Burcu Esmersoy yeni taşındığı evin salonunda. Yemyeşil ve çok sessiz bir koru içinde yer alan bu daireye taşınalı bir ay olmuş. Koltukların minderlerini kabartıyor, bir yandan da anlatıyor, “Aslında daha çok eksikler var ama yavaşça, keyfini çıkartarak dekore etmek istiyorum burayı. Zaten küçücük, ama bana yetiyor. Çok zorlanacağımı zannetmiyorum’ diyor gülerek.
Yoğun koşturmalı ve aynı zamanda çok stresli olabilen televizyonculuk hayatı içinde, bu kadar dinç görünmeyi nasıl başardığını soruyoruz. Esmersoy, yıllardır yaptığı spora bağlıyor bunu. “Sabahları çok erkenciyim. Ekran önünde olunca görüntünüze doğal olarak dikkat etmek zorundasınız. O yüzden sporu yıllardır hiç ihmal etmiyorum. Ayrıca düzenli cilt bakımı da yaptırıyorum,” diye anlatıyor Esmersoy. Hemen hemen her gün evine yakın olduğunu söylediği İstinye Park’taki Hillside’a spor yapmaya gidiyormuş, “Oradan da Maslak’taki işime geçiyorum. Emirgan’a taşınmak hayatımı çok kolaylaştırdı. Evden işe artık sekiz dakikada varıyorum,” diyor. Burayı bulma hikayesini de biz sormadan o anlatmaya başlıyor keyifle. “Buraya taşınmadan önce bir arkadaşımın eşyalı evinde kiracı olarak yaşadım.
Ama bir süre sonra, acele ile taşındığım, kendime ait olmayan eşyalarla dolu bir evde yaşamak istemediğimi fark ettim. Hemen ev aramaya başladım. Üç ay sürdü. Bu durumumu yakından bilen bir arkadaşımla güzel ve güneşli bir sonbahar günü Emirgan’dan küçük bir balıkçı teknesi ile Kandilli’deki ‘Suna’nın Yeri’ne gittik. Keyifli bir yemek yiyip, bolca ev sohbeti yaptıktan sonra bu yakaya doğru dönüp ‘Şurası var ya. Hani şu diğerlerinden ayrı duran yer… Oradan bir ev bulsam keşke. Ne güzel görünüyor,’ dedim,” diye anlatıyor Esmersoy. Arkadaşı da eskiden onun gösterdiği yerde oturuyormuş zaten. Onun ‘Çok güzel muhittir, gel bakalım,’ demesiyle karşıya geçip, evlerin önünden arabayla yavaş yavaş geçtik. İşte o an buldum burayı,” diye anlatıyor o günü Esmersoy. İçeri girer girmez daireye içi ısınmış. Bazı arkadaşları ‘Sen çıkınca, buraya bak ben geçeceğim,’ diye söylemeye bile başlamışlar şimdiden.
90 m2′lik, iki oda, salon, mutfak ve banyodan oluşan bu kare şeklindeki dairenin içine taşınması, evi tutmasından iki ay sonra gerçekleşiyor. Daire yıpranmış olduğundan İçini yenilemek zorunda kaldığını belirtiyor. Mutfak ve banyo baştan aşağıya değişmiş, parkeler cilalanmış, duvarlar badana ile tamamen beyaza boyatılmış. Dolapları olmadığından bir odayı da giyinme odası haline getirmeye karar vermiş Esmersoy. “Zaten odada dolap tercihim etmezdim. Böylesi daha iyi,” diyor. Bunun için internete girip ‘Mutfak banyo’ yazdığını anlatıyor. “Karşıma beyaz mutfak ve banyo çıktı. Evde her şey beyaz olsun istedim,” diyor gülerek. Karşısına ilk çıkan bu firmaya evdeki yenileme işlerini vermiş.
“Hesaplı da fiyat çıkardılar. Fonksiyonelliği olan bir giyinme dolabım olmalıydı. Çünkü bu konularda çok titiz ve tertipliyim,” diyor Esmersoy ve bizi giyinme odasına doğru götürüyor. Yüksekte asılı duran kıyafetlerini hemen aşağıya -bir çubuk yardımıyla- indiriyor. Ayakkabıları, çantaları ve kemerleri için de kullanışlı, elini attığında erişeceği bölmeler ekletmis. “Sonuçtan o kadar çok memnun kaldım ki, mutfağı ve banyoyu da aynı firmaya yaptırmaya karar verdim. Bu evde her kapak ve çekmece kolay açılır,” diyor Yazın gelmesini iple çekiyor. Balkona tik bir oturma grubu bile koymuş şimdiden. “Yazın evdeysem balkonda vakit geçirmek istiyorum ve buranın kapısını pek kapatmayı düşünmüyorum. Bu eve ilk geldiğimde denizden eve esen iyot kokusu beni büyülemişti zaten,” diyor Esmersoy.
Modern tarzda dekore edilen evde mimar Murat Akkuş’tan yardım almış Esmersoy. “Ev biraz karanlık olduğundan tüm duvarlar beyaza boyandı. Oturma grubu çok önemliydi benim için. O yüzden bu konularda fikrine güvendiğim Barbo Design’ın sahiplerinden tasarımcı arkadaşım Bora Özdemİr’den çok fikir aldım.

Tam istediğim gibi rahat kanepem olsun istedim. O da bana özel, içi kaz tüyü bir oturma grubu tasarladı buraya,” diyor. Salonun duvarına beyaz lake bir televizyon ünitesi yaptırmış Hemen yanına salonu da ikiye ayıran, çift taraflı kullanabildiğini söylediği bir ahşap kütüphane ekletmiş. “Eskiden o kadar çok kitabım vardı ki, çoğunu hibe ettim,” diyor. Daha beklediği fotoğraflar var. Mevcut olanları şimdilik penceresinin önüne dayamış. “Böylece yerlerini kafama estikçe değiştirebiliyorum,” diyor. Erkek arkadaşının hediyesi orijinal Hugh Grant imzalı fotoğrafı da salonda devamlı görebileceği bir köşeye koymuş. “Ona olan hayranlığımı herkes bilir. Ama Allah’tan kıskançlık yaratacak türden değil bu,” diyor muzipçe gülerek Esmersoy.
Burcu Esmersoy’un Dolap Düzeni
Tertipli dolabı ile dikkat çeken Esmersoy’la dolap önü sohbeti ettik ve fikirler aldık…

RENK UYUMUNU YAKALAYIN
“Renk uyumuna çok Önem veriyorum. Bluzlarınızı veya tişörtlerindi renk ve tonlarına göre düzenlemek onları daha rahat görmenizi sağlar. Ayrıca jeanler ve kumaş pantolonlar, kısa ve uzun elbiseler de ayrı durur dolabımda. Onları da kendi içlerinde gece ve gündüz giyilebilecekler diye gruplarım.”
AHŞAP ASKI KULLANIN
“Aslında ahşap askı yerine plastik askı belki daha az yer kaplayabilir. Ama ben illa ahşap askı diyorum. Ikea’dan ucuza ve kalitelisini bulmak mümkün. Nazik kıyafetlerim için de mutlaka kumaş askı kullanıyorum. Askıların altındaki sıraları da kullanarak, en azından o kısımları da değerlendiriyorum. Mesela ayakkabılarımı en alt kısma yerleştirerek, antredeki dolabımda bir sürü yer kazandım.”
FİLMLERDEN İLHAM ALIN
“İyi bir giyinme dolabı deyince aklıma Sex and the City filminde Mr. Big’in Carrie’ye evlilik hediyesi olarak yaptırdığı çift kapılı, yerleri beyaz halı kaplı dolap geliyor. Kıyafet ve ayakkabı kısımları ayrı olan ve iyi aydınlatılmış bu dolaptan siz de ilham alabilirsiniz.”
DOLABA DETOKS YAPIN
“En önemlisi giymediklerinizi vermek. Onlar boşu boşuna beyninizi bulandırıp, yer kaplamaktan başka işe yaramazlar. Yeterince yeriniz yoksa jeanlerinizi rulo yaparak yer kazanabilirsiniz. Kazaklarınızı, paltolarınızı ve montlarınızı kış bittiğinde kaldırmak da başka bir yöntem tabii ki.”
DOLABA LAVANTA KOYUN
“Dolabın farklı yerlerine lavanta keseleri atarım, kıyafetlere de siniyor. Ayrıca kıyafetleri havalandırıp dolaba yerleştirmek çok önemlidir.”
Yapmanız gereken, öncelikle depolamak istediğiniz eşyaları kategorilere ayırmak. Daha sonra ihtiyacınız olan depolama ünitelerini almaya kalacak bütün iş. Modüler üniteler ve raylı, tekerlekli sistemler çok işinize yarayacak.
Evin en çok kullanılan bölümlerinden biri olan mutfakta, düzeni yakalamak çoğu zaman kolay olmaz. Tabaklar, kavanozlar, mutfak robotları, bulaşıklı, fincanlar, kurulama bezleri gibi birçok eşya, gözümüze batar. Piyasada mutfağı organize etmek için pek çok ürüne ulaşmak mümkün. Mesela, banko ile mutfak dolapları arasındaki boşluğa ray sistemi monte ederek, kaşıklıktan cezve takımına kadar pek çok şeyi elinizin altından kaldırabilirsiniz.
Dolap ve çekmece düzenleyiciler de çok işinize yarayacaktır. Piyasada rahatlıkla bulabileceğiniz, 3 katlı dolap içi raf sistemi, daha çok eşyayı dolaplarınıza düzen içinde yerleştirmenizi sağlayacaktır. Bunların yanı sıra, mutfağınızda kullanabileceğiniz tekerlekli tezgahlar, çoğu eşyayı derleyip toplamanızda çok faydalı olacaktır. Seyyar olmalarından dolayı istediğiniz yere koyabilirsiniz.
Evde bir çamaşır odasına sahip olmayabilirsiniz ama bu çamaşırlarınızı iyi organize etmeyeceğiniz anlamına gelmez. Duvara monte edilen ürünler, hem yerden kazanmanızı sağlıyor, hem düzenli görüntü elde etmenize olanak veriyor. Çamaşır askısı, ütü masası, ütü, kirli sepeti gibi birçok eşyayı, duvara monte sistemlerle saklamak mümkün. En iyi tarafı, bunlar için sahip olduğunuz alanları feda etmeniz gerekmiyor.
Çamaşır odaları ve alet, edavat saklanan mekanlar, çoğu zaman karışıklığa teslim olurlar. Tüm fazlalıkların koyulduğu bu odalarda, aradığınızı bulmanız çoğunlukla mümkün olmaz. Kapısından adım atılmaz. Oysa kiler sistemleri, raflı üniteler, saklama kutuları, sepetler, sahip olduğunuz tüm bu dağınıklığı ortadan kaldırmanıza yarayabilir. Hem neyi nerede sakladığınızı bilirsiniz, hem ferah ve göze hoş görünen bir alana sahip olursunuz.
Oturma odalarında oluşan dağınıklık, genelde günlük kullanıma yönelik eşyalar yüzünden olur. Hem eşyalar fazladır, hem günlük aktivitenin yapıldığı alan olduğu için, çabuk dağılır. CD, DVD, dergi, gazete, tv kumandası, kitap gibi küçük parçaları düzenli bir arada tutmak için, işlevsel ve pratik çözümlere ihtiyacınız olacaktır.
Oturma odalarında eşyaları saklamanın en kolay yolu, tekerlekli üniteler, uzun kitaplıklar, saklama kutularıdır. Seyyar olan üniteler ise, cam ve kapı gibi bölümlerin kenarında tutularak, rahat açıp kapamaya olanak tanır. Aynı zamanda kapaklı sehpalar da, birçok eşyayı göz önünden kaldıracaktır.
Kara kıştan çıkıp beyaz yaza girmek demek, stresli günlere son verip, dinlenmek ve biraz da eğlenmek değil midir? Bir yıl boyunca çalıştınız, şehir trafiğiyle boğuşup, bir yerlere hep geç kaldınız. Ve tüm bu zaman içinde bacaklarınızı uzatıp belki de Akdeniz’in ya da bir kır evinin beyaz, yeşil ve mavi kombinasyonunu düşünerek hayal kurdunuz, planlar yaptınız. Ama sadece birkaç gün için…
Dört mevsim senfonisinin notalarında renkler, yalınlık ve biraz da eğlence var. Evinizde çılgın şehir kalabalığından uzakta dört mevsim Senfonisini ağırlamaya ne dersiniz?
Çeyrek asırdan daha fazla zamandır var olan kır evi tarzı, zaman içinde ağır ve kasvetli havasından uzaklaşarak çağa ayak uydurdu ve şimdi sofistike tarzıyla yeniden moda. Şehrin yorucu ve hızlı yaşam tarzından uzaklaşmak isteyenler, bu stili yansıtan yumuşak renklerden, romantik desenlerden ve ahşabın doğal dokusundan kolay kolay vazgeçeceğe benzemiyor. 4 mevsim birbiriyle kombine oluyor.
Eskilerden Bıkanların İmdadına Hoover Yetişti!
Elektrikli süpürgenin her dildeki karşılığı Hoover’in Freemotion, Freespace ve şarjlı el süpürgeleri üstün teknoloji ile donatılmış etkili ve işlevsel özellikleri ile evinizin havasını değiştiriyor. Hoover’in “eskiyi getir, Hoover ile süpür!” kampanyası ile başınızı ağrıtan, tozları yerde bırakan ve hep sorun yaratan eski elektrikli süpürgelerini Hoover yetkili mağazalarına getirenler, şimdi yepyeni Hoover elektrikli süpürgelerine 150 TL’ye varan indirimlerle sahip oluyor. 100 yıllık deneyimiyle Hoover, geleceğin klasiklerini şimdiden sunmaya devam ediyor.
Yeni Siemens Z 6.0 Otomatik Süpürge
Siemens Ev Aletleri’nin yeni ürünü Z 6.0 Otomatik Süpürge, üstün özellikleriyle elektrik süpürgesi standartlarını yeniden belirliyor ve bir üst seviyeye taşıyor. Tasarımı ve elit renkleriyle her ortama uyum sağlayan Z 6.0, antrasit, kırmızı ve beyazın gümüşle eşleştirilmesinden oluşan renk kombinasyonlarıyla satılıyor. Z6.0, geliştirilmiş motor özellikleri, “efficient airDynamics“ yenilikçi hava akış sistemi, aerodinamik tasarımı, mükemmel hijiyen koşulları ve gizlenebilen aksesuarlarıyla herkes için yeni bir deneyimin kapılarını açıyor. Siemens’in yeni geliştirdiği “efficient airDynamics” özelliği, etkin hava akış sistemi ile benzersiz performansı benzersiz güçle birleştiriyor. Otomatik fonksiyon özelliği ile rakiplerinden ayrılan Z6.0, otomatik özel sensörü sayesinde, değişik zeminlere göre en uygun emiş gücünün ayarlanmasına yardımcı oluyor. Böylece kullanıcının her seferinde ayar yapmasına gerek kalmadan halı, koltuk, parke, perde gibi zeminlerde emiş gücü otomatik olarak ayarlanıyor.