02 Ağustos 2009 saat 23:44
· Kategori Dekorasyon
Ünlü karo seramik ve banyo markası Villeroy & Boch, yeni üç boyutlu görünümdeki karosu Bianco Nero ile banyolarda farklı bir his yaratıyor. İnce formlarıyla dikkat çeken tasarımlar, parlak beyaz ve arındırılmış parlak siyahın klasik düetini, modern bir yorum eşliğinde mekanlara taşıyor.
2009 yılında beş farklı akım ile karo ürünlerini tasarlayan Villeroy & Boch, Bianco Nero’nun yer aldığı “You + Me” akımı ile karşıtlık ve farklılıkların dünyasında kendi eşini arayan bir yolculuk yapıyor. Düz çizgi ve dekoratifliği ile sade bir etki yaratan “You + Me”, iç dünyasında kendisini arayan bir rota izliyor. Modelde yer alan duvar karoları; 30×90 cm, 15×90 cm, 15×30 cm, 30×60 cm, 15×60 cm, 60X60 cm alternatifleri ile farklı boyutlardaki banyolara kolaylıkla uygulanabiliyor. Bianco Nero’nun bir diğer özelliği Villeroy & Boch ile klasikleşen boyut standardizasyonu… Rektifiye adı verilen bu özellik sayesinde minimum derz ile döşeme olanağı sağlanırken, banyolar kusursuz bir görünüme kavuşuyor.
İhtişam ve saflık bir arada
Markanın bir başka çalışması olan Memento New Glory, günün neo-barok trendlerini zengin tasarım anlayışıyla yan yana getirmişti. Klasik tarzın vazgeçilmez öğelerini “Duygular şehvetle buluştu” söylemiyle yeniden yorumlayan Villeroy & Boch; bu sezon tasarımı daha da cazip hale getirerek, Memento New Glory Platinum’u beğeniye sundu.
Ürün; platinin eşsiz ve seçkin yapısıyla banyo konseptinde yepyeni bir sayfa açmayı hedefliyor. Lüks kavramının yeni gözdeleri arasında olan Platin; markanın yeni lavabo sunumu olarak oldukça iddialı… Tasarım; çiçek desenine getirdiği sıra dışı yorumuyla, banyosunda özel olduğunu hissetmek isteyenlere sesleniyor.
Minimalist düz hatlar, özel çiçek deseni ve farklı boyutlarla dekorasyona öznellik kazandıran lavabolar, modüler ve purist mobilya sınıfının en özel örnekleri arasında yerlerini alıyor.
Kalıcı Bağlantı
02 Ağustos 2009 saat 14:03
· Kategori Pratik Bilgiler
Yeni Siemens Z 6.0 Otomatik Süpürge
Siemens Ev Aletleri’nin yeni ürünü Z 6.0 Otomatik Süpürge, üstün özellikleriyle elektrik süpürgesi standartlarını yeniden belirliyor ve bir üst seviyeye taşıyor. Tasarımı ve elit renkleriyle her ortama uyum sağlayan Z 6.0, antrasit, kırmızı ve beyazın gümüşle eşleştirilmesinden oluşan renk kombinasyonlarıyla satılıyor. Z6.0, geliştirilmiş motor özellikleri, “efficient airDynamics“ yenilikçi hava akış sistemi, aerodinamik tasarımı, mükemmel hijiyen koşulları ve gizlenebilen aksesuarlarıyla herkes için yeni bir deneyimin kapılarını açıyor. Siemens’in yeni geliştirdiği “efficient airDynamics” özelliği, etkin hava akış sistemi ile benzersiz performansı benzersiz güçle birleştiriyor. Otomatik fonksiyon özelliği ile rakiplerinden ayrılan Z6.0, otomatik özel sensörü sayesinde, değişik zeminlere göre en uygun emiş gücünün ayarlanmasına yardımcı oluyor. Böylece kullanıcının her seferinde ayar yapmasına gerek kalmadan halı, koltuk, parke, perde gibi zeminlerde emiş gücü otomatik olarak ayarlanıyor.
Kalıcı Bağlantı
02 Ağustos 2009 saat 13:58
· Kategori Marka
Şıklık, Lezzet ve Güvenlik İçin Executive Edition Serisi
Siemens Ev Aletleri’nin Executive Edition serisinden çıkardığı yeni su ısıtıcısı ve ekmek kızartma makinesi, şık tasarım ve üstün güvenliği bir arada sunuyor. Executive Edition serisinin panel rezistanslı yeni üyesi TT68101 ekmek kızartma makinesi, 900 Watt gücü ve uzun bölmeli, iki dilim ekmek kapasitesiyle kahvaltı ve tüm öğünlere lezzet katıyor. Uzun bölmeli ekmek kızartma makinesi TT68101, elektronik sensör teknolojisi ile ekmeğin her tarafının eşit kızartılabilmesi için tasarlanmış otomatik ortalama performansı sunuyor. Damak zevkine veya öğün özelliğine göre kademeli kızartmaya olanak sağlayan yeni Siemens ekmek kızartma makinesi, iptal tuşu ile içinde kızartılan ekmeğin istenen zamanda dışarı çıkarılabilmesine olanak veriyor. Executive Edition serisinin diğer yeni üyesi TW68101 su ısıtıcısı ise mutfaklarda zamandan tasarruf sağlıyor. Paslanmaz çelikten üretilen su ısıtıcısı, 1,7 litrelik su hacmi ve tek dokunuşla kolayca açılabilen kapağıyla su ısıtma işlemini daha da kolaylaştırıyor. TW68101’in ergonomik tutma yerine entegre edilmiş ışıklı açma-kapama tuşu ve çift taraflı su seviye göstergesi kullanım pratikliği sağlarken, otomatik olarak kapanma özelliği de, suyun kaynama noktasına ulaşıldığında cihazın kendiliğinden kapanmasını sağlıyor.
dekorasyon, dekorasyon malzemeleri, ev dekorasyon, iç dekorasyon, mağaza dekorasyon, ofis dekorasyon, peyzaj
Kalıcı Bağlantı
02 Ağustos 2009 saat 13:57
· Kategori Pratik Bilgiler
Zevkli Yemekler… Teka Modüler Ocaklar
Teka domino ocaklarla mutfağınızdan çok keyif alacaksınız. Ocağınıza istediğiniz parçayı koyarak sırasına, şıklığına siz karar verebilirsiniz. Aralarına eklenen çıtalarla bütünlüğü sağlayabilirsiniz. Ürün skalasında yer alan paslanmaz çelik içi volkanik taşlarla dolu ızgarayla ızgara tadına, çelik hazneli fritözle harika kızartmalara, elektrikli ve gazlı tek ve çift gözden oluşan ocaklarla enfes lezzette yemeklere ulaşmak mümkün.
dekorasyon, dekorasyon malzemeleri, ev dekorasyon, iç dekorasyon, mağaza dekorasyon, ofis dekorasyon, peyzaj
Kalıcı Bağlantı
02 Ağustos 2009 saat 13:56
· Kategori Marka
Vestel’den Çamaşır Makinesinde Yeni Seri: Junda
Vestel, hızlı ve ekonomik yıkama özelliğine sahip 7 kg yıkama kapasiteli yeni nesil çamaşır makinesi serisi Junda’yı satış noktalarında tüketicilerin beğenisine sundu. 15 farklı program ile maksimum yıkama performansı sağlayan Junda serisinde ön yıkama, süre kısaltma, suya bastırma ve kırışık azaltma gibi fonksiyonlar da bulunuyor. A sınıfı enerji ve yıkama özelliğine sahip olan Vestel Junda çamaşır makineleri, su ve elektrikten tasarruf sağlıyor. Vestel Junda çamaşır makinesinin 44 cm’lik geniş kapağı, kullanım kolaylığı sağlarken dijital ekranı gelişen teknolojiyi yansıtıyor. 800 ve 1000 devir seçenekleri bulunan Vestel Junda çamaşır makineleri, beyaz eşyada Vestel kalitesinden vazgeçmeyen tüketicileri bekliyor.
Kalıcı Bağlantı
02 Ağustos 2009 saat 13:46
· Kategori Pratik Bilgiler
Vestel, gaz sızıntısına karşı emniyet sistemine sahip yeni fırın serisi Lera’yı tüketicilerin beğenisine sundu. Vestel Lera fırınlarda bulunan gaz emniyet sistemi sayesinde, ocak alevinin sönmesi halinde gaz akışı anında kesilerek olası kaza ve zehirlenmelerin önüne geçiliyor. 2009 ürün gamındaki tüm fırın ve setüstü ocak modellerinde gaz emniyet sistemini kullanan Vestel, pişirici ürünlerde yüzde 100 kullanıcı güvenliğini seçen ilk üretici olacak. 6 modelden oluşan Vestel Lera fırın serisinde, gaz emniyet sisteminin yanı sıra, çocukların fırını çalıştırmasını ve açmasını engelleyen çocuk emniyet sistemi de bulunuyor. Birçok farklı pişirme fonksiyonuna sahip olan Vestel Lera fırınlar, farklı yemekler için en ideal seçenekleri sunuyor. Vestel Lera fırınlarda ayrıca, kullanım kolaylığı sağlayan otomatik ateşleme sistemi de bulunuyor. Beyaz, silver ve inoks olmak üzere üç farklı renk seçeneği bulunan Vestel Lera fırınlar, kıvrımsız düz hatları ile ankastre modelleri çağrıştıran modern ve sade bir görünüme sahip.
Kalıcı Bağlantı
09 Şubat 2009 saat 15:15
· Kategori Mekan
Osmanlıcada nişan, hedef anlamına gelen Urza, İstinye’de açıldı. Av yemekleriyle iddialı olan restoranda, portakallı ördek lezzeti ve yanında sunulan sosuyla ağzınızda şahane bir tat bırakıyor.
Yazının tamamını okuyun »
Kalıcı Bağlantı
16 Ocak 2009 saat 22:00
· Kategori Dekorasyon
“İnsanın eşiyle yaşayacağı evi dekore etmesi hem güzel hem farklı bir his galiba,” diye söze başlıyor yüzünde tebessüm ve sakin bir ifade ile bizi yalısında ağırlayan Merve Gürsel. 16 senedir MK Dekorasyon olarak iç mimarlık yaptığından bahsediyor. Ama iş kendi, eşi ve kızı Defne (4,5) için ev dekore etmeye gelince, ayrı bir heyecan duyduğunu anlatıyor tüm içtenliğiyle.
The Marmara Otelleri’nin kurucularından olan eşi Kağan Gürsel ile evlenince (2001) çok sevdiği mesleğine bir süre ara verme kararı alıyor. Ama bu arada boş durmuyor tabii. Ailece yaşadıkları bu yalı dairesini baştan aşağı uzun ve keyifli bir süreçte yeni yaşam stillerine uygun olarak dekore ediyor. Bir yandan da yürüttüğü çeşitli sosyal sorumluluk projeleriyle ihtiyaç sahibi çocuklara yardım eli uzatmayı ihmal etmiyor. Ayrıca Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırma Derneği’nde icra komitesi başkanlığı yaparak, kültür miraslarına sahip çıkmanın önemini vurgulayan görevler üstleniyor. Bir gün önce Brüksel’den dönmüş. İstanbul Center in Brusseis projesinde hem yönetim kurulu üyeliği hem organizasyon komitesi başkanlığı yapıyor. 2010’da kültür başkenti olmaya hazırlanan İstanbul için tanıtım çalışmaları yapan komitede önemli görevler üstleniyor. Amaçlarının İstanbul’u Avrupa’da öne çıkaran bir şehir yapmak, kültürel faaliyetler ile ülke tanıtımını sağlamak olduğunu anlatıyor. Bunları sanki o gün hiç iş yapmamış bir insan edasıyla sakin sakin anlatıyor. Ona hayran kalmamak elde değil. Bu yoğun organizasyonlar arasında mesleğine vakit ayırması imkansız gözüküyormuş zaten diye düşünüyoruz. Ama o bu fikre pek katılmıyor. “İç mimari de iyi bir organizasyon yeteneği gerektirir,” diyor gülerek. Tam uzun bayram tatilini hak etmiş diye aklımızdan geçirirken, iz Şubat’ta Süzer Plaza Sanat Merkezi’de Çiğdem Simavi’nin Galeri Suav Designer’s Platform Sc Replicart’ında sergilenmek üzere bir tombak koleksiyonu hazırladığının haberini veriyor. Gen bunun başlangıcı altı yıl öncesine dayanıyor. Bunların hepsi altı kaplama bakır tombaklar. Zamanla matlaşıp daha güzel ve mat bir görünüme kavuşuyorlar. “Yemek servisinde ya da aksesuar olara kullanılabiliyor. Aynca iç mimari objeler de var bu sergimde,” diye anlatıyor Gürsel.
“Peki o bu eve taşınmadan önce durum nasıldı?” diye evle ilgili konuşmaya başlıyoruz. “İlk halinden çok farklı şimdi,” diye keyifle anlatıyor olan değişiklikleri. Eşi tanıştıklarında burada yaşıyormu zaten. “Üç senesi geçmiş bu evde. Minimalist ve modem bir tar vardı o zamanlar… Ve çok az eşya tabii,” diyor. Evde az eşyanın nasıl duracağını açıkçası hayal bile edemiyoruz. Çünkü o kadar ihtişamlı bir görüntüsü var ki bu mekanın. Beş metrelik tavanı olan bu yalıda kaybolduğu kesin o eşyaların. “0 hali de güzeldi aslında,” diye devam ediyor Gürsel. Onunla sohbet ederken burnumuza mis gibi lavanta kokusu geliyor. Bu kadar geniş alan içinde yayılmayı başaran keskin lavantanın kaynağı neresi olabilir diye bakınırken, girişte antik masa üzerinde duran kalın uzun porselen vazoları işaret ediyor. “Oradan geliyor,” diyor gülerek. Bu masa aynı zamanda evin kavşağı durumunda. “Siz derli toplu halini görüyorsunuz tabii. Her eve gelen oraya bir şeyini illa ki bırakır, trafiği yoğundur,” diyor. Evde koku çok önemli Gürsel için. Jo Malone’un ev kokularını da beğenerek kullandığını anlatıyor. Kullanana parfümünün yakışması gibi bu eve de lavanta kokusu çok yakışmış. Evin renkli tavanlarını hayranlıkla izlediğimizi fark etmiş olmalı ki, “Burası 19. yüzyıl ortalarında inşa edilen tipik bir Türk - Osmanlı sofa planlı yalı dairesi aslında. Oval tavanında Fransız etkileri de var. Selçuklu ve kenarlardaki yaldızlı desenleriyle de Türk çizgilerini görebilirsiniz,” diye bir rehber gibi anlatmaya başlıyor Gürsel.
400 m2’lik kullanım alanı olan evde yaşam mekanı ortada. Işıklandırmasından, yerdeki kilimine ve duvar rengine kadar her şey bu mekana özel yapılmış. “Çünkü evin içinde hem Boğaz’dan hem korudan kaynaklanan farklı ışıklar oluyor. Günün her saatinde ev renk değiştiriyor. Doğru tonu yakalamak için dokuz kat boya atıldı duvara,” diyor Gürsel. En çok da aplikleri seçmek zorlamış onu. “Tarz itibariyle Osmanlı değiller belki,” derken aplikler sayesinde eve barok bir yaklaşım kattıklarını anlatıyor. Bu konuda Elements’ten Mine Mert çok yardımcı olmuş ona. “Neyse çözdük sorunu,” diyor. Yaşam alanının Boğaz’a bakan kısmı oturma, koruya bakan bölümü ise yemek odası olarak tasarlanmış. Boğaz kanadında Defne ve çifte ait bir yatak odası var. En güzel ışığı alan odayı kızına yapmış Gür- sel. Kütüphane ise eşi ve kendine ait banyolar arasında yer alıyor. Giyinme odası ve mutfak koruya bakan kanatta. “Merkezi oval sofalı plan aslında Türk yaşam kültürünü tamamıyla yansıtıyor,” diyor Gürsel. Konuyu daha iyi kavramamız için girişin tam karşısındaki kütüphaneye doğru ilerliyor. İçeri girdiğimizde karşımıza çıkan görüntü gerçekten etkileyici. Bu kütüphane eğer bizi bekleyen başka sürprizli mekan yoksa evin en keyifli yeri olmaya aday gözüküyor. Tamamen kiraz ağacından yapılmış boydan boya iki duvarı kaplayan kütüphane Gürsel tarafından tasarlamış. Kütüphane tasarlamaktan aldığı keyif, işin detaylarını anlatırken daha iyi anlaşılıyor “Burası aslında tüm ailenin en çok vakit geçirdiği yerdir. Eskide Kağan’ın giyinme odasıydı,” diyen Gürsel burayı eşi ve kendi zevk ne uygun bambaşka bir ruha büründürmüş. Başlarda eşi, ‘Ahşap burayı boğar mı acaba?’ diye endişe etmemiş değil ama çıkan sonu tan çok memnun kalmış. En son burada eşiyle izledikleri Supernatural ve Prison Break dizilerinden bahsediyor. Arkadaşları geldiğinde, onlanrın ayakları da hemen bu kütüphaneye gidiyormuş zaten. Haksız da sayılmazlar, bu kütüphane evin çekim merkezi. Biz kitapları incelerken o da Sedad Hakkı Eldem’in Boğaziçi Yalıları kitabını açarak detaylı bilgiler vermeye başlıyor. Gürsel’in de anlatmasıyla bu evde her saniye insanın bilgi dağarcığına yeni şeyler ekleniyor. “Eğer yalı konularına meraklıysanız Murat Belge’nin Boğaziçi’nde Yalılar ve İnsanlar kitabı iyi bir referans kitabıdır,” diye bize tavsiyede bulunuyor. Kütüphanede asılı olan Fikret Mualla imzalı resim, eşinin en sevdiği tablolarından. Tıpkı mutfakta asılı olan Bente Christensen tablosu gibi. “Kağan’ın yakın arkadaşıdır Bente ve onu bu resmini mutfakta görmekten hep hoşlandığını söyler. Resimdekileri hiç tanımıyorum ama ailenin bir parçası oldular benim için de artık,” diyor tablo için Gürsel gülerek. Bente’nin projeler konusunda çok başarılı bir sanatçı olduğunu da söylüyor. “İyi bir iç mimar olabilmeniz için tarihi iyi bilmeniz gerekiyor. Dönemleri ve tarzları tanımanız lazım. Sonra antika bilmek de önemli.
Dekorasyon
Kalıcı Bağlantı
28 Ekim 2008 saat 04:55
· Kategori Marka, Röportaj
17 yıldır Kalekim bünyesinde çalışan Ferruh Gülhan; Kalekim’in tüketicisi ile buluşturduğu markaların başarısını, liderlik vasıflarını ve gelecekten beklentilerini bizle paylaştı. Son yıllarda ardı ardına atılımlarla sürekli aktif olan bu markaların gelişimlerini ortak kurumsal değerlerle açıklayan Gülhan, başarılarının sırlarını tüketicileri ile aynı düzlemde düşünmeye, üretmeye ve yenilikler geliştimeye bağlıyor.
Yazının tamamını okuyun »
Kalıcı Bağlantı